Akupuntur

Akupunktur, vücuttun kendini yenilenmesini sağlayarak ve enerji akışının düzenleyerek etki eder.

Akupuntur
Akupuntur

                           

                     

 

 

 

 

 

 

 

 

HİKÂYE

“Shi ji isimli Çin tarihi biyografi kitabında M.Ö. 5. yüzyılda yaşayan Bian Que isimli gezgin bir doktorun hikâyesinden bahseder.

Guo krallığındaki bir prensin öldüğünü ve cenaze hazırlıkları yapıldığını görür, krala prensi hayata döndürebileceğini söyler, nabız muayenesinde prensin derin koma halinde olduğunu tespit eder ve bai hui (du-20) noktasını iğneleyerek prensin uyanmasını sağlar.”

Hikâye büyüleyicidir. Ölmüş prensi bir iğne ile yaşama döndürmek bir mucize kabul edilse bile buradaki mucize ne doktorun elidir ne de iğnedir. Buradaki asıl mucize prensin bedenidir ki ölüm düşeyinde bile üstelik hiçbir ilaç kullanılmadan basit bir iğne ile tedaviye cevap verip şifaya kavuşmasıdır. İkinci büyük paye Dr.Bian Que’nindir. Bir nabız muayenesiyle teşhisi doğru koyması ve doğru bir noktaya(DU -20) uygun tedavi uygulamasıyla elde ettiği şan ve şöhret onu günümüze kadar taşımıştır.

İnsan gerçek bir mucizedir. Bedeni harika bir sanattır. Doğru müdahalelere cevabı olağanüstüdür.

Çağları aşıp gelen hikâyedeki bu tedavi metodu ise günümüzde de hala çok etkili bir şekilde kullanılan Çin Tıp Sanatının (Traditional Chinese Medicine-TCM) en önemli unsuru olan AKUPUNKTUR ’dur.