Allah Lafz-ı Celâli Ve Kur'ân-ı Kerim'deki Sayısı

Allah Lafz-ı Celâli Ve Kur'ân-ı Kerim'deki Sayısı

Varlığı zorunlu (vacibu'l-vücud) olan ve bütün övgülere layık olan zatın özel ve en kapsamlı ismi.

Cenab-ı Hakk'ın "Allah" ismi Mü'cemül-müfehres adlı kitapta tespit edildiği üzere Kur'an-ı Kerim'de 2699 defa geçmektedir. Bu sayı sûrelerin başındaki "besmele" ayet sayılması halinde daha da artmakta­dır.

Kur'ân-ı Kerim'de Allah'ın yüce isimleri şu şe­kilde geçmektedir.

1. "Allah kendinden başka hiçbir ilah bulun­mayan Allah'tır. O, Hayy'dir ve Kayyûm'dur. Ken­disini ne uyku yakalar, ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Onundur. İzni olmadan ka­tında hiç kimse şefaat edemez. O, kullarının yap­tıklarını ve yapacaklarını bilir (Ona hiçbir şey gizli kalmaz). O'nun bildirdiklerinin dışında, insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları ko­ruyup gözetmek kendisine ağır gelmez. O, yüce­dir, büyüktür." [396]

2. "Allah, inananların dostudur, onları karan­lıklardan kurtarıp aydınlığa çıkarır. İnkâr edip kâfır olanların dostları ise Tâğuttur. Çünkü onları ay­dınlıktan alıp karanlığa götürür. Onlar ateş ehli­dirler, orada devamlı kalıcıdırlar."[397]

3. "Hayy ve Kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur." [398]

4. "Allah ki ondan başka hiçbir ilah yoktur, elbette sizi kıyamet gününde toplayacaktır; bun­dan asla şüphe yoktur. Söz bakımından Allah'tan daha doğru kim vardır!" [399]

5. "Allah görmekte olduğunuz gökleri direk­siz olarak yükselten, sonra Arş üzerine istiva eden, güneş ve ayı emrine boyun eğdirendir. (Bun­ların) herbiri muayyen bir vakte kadar akıp gitmek­tedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için (mahlukât ile ilgili) her işi düzenle­yip âyetleri açıklamaktadır." [400]

6. "Allah, her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyi eksik, neyi ziyâde edeceğini bilir. Onun katında her şey ölçü iledir." ![401]

7. "Allah dilediğine rızkını bollaştırır da, da­raltır da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir fayda­dan başka bir şey değildir."[402]

8. "Allah öyle bir varlıktır ki, göklerde ve yer­de ne varsa hepsi Onundur. Şiddetli azaptan do­layı kâfirlerin vay haline!" [403]

9. "Gökleri ve yeri yaratan, gökten suyu in­dirip onunla rızık olarak size türlü meyveler çıka­ran, izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize veren, nehirleri de size akıtan ancak Al­lah'tır."[404]

10. "Allah, kendisinden başka ilâh olmayan­dır. En güzel isimler sırf Ona mahsustur." [405]

11. "Allah, kıyamet gününde” ihtilâf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm vere­cektir." [406]

12. "Allah, meleklerden de elçiler seçer, insan­lardan da. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.[407]

13. "Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanusda sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nispet edilemeyen mübarek bir ağaçtan yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuştu­rulur. (Bu, öyle bir ağaç ki) yağı, neredeyse kendi­sine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu ışık) nûr üs­tüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruna erişti­rir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Al­lah her şeyi bilir." [408]

14. "(Halbuki) büyük Arş'ın sahibi olan Allah'­tan başka ilah yoktur." [409]

15. "Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir."[410]

16. "Allah, ilkin mahlukâtını yaratır. (Ölüm­den) sonra bunu (yaratmayı) tekrarlar. Sonunda hep O'na döndürüleceksiniz.[411]

17. "Allah, (Yüce varlıktır) ki sizi yaratmış, sonra rızıklandırmıştır. Sonra O, hayatınızı sona erdirecek daha sonra da sizi tekrar diriltecektir. Peki sizin (Allah'a eş tuttuğunuz) ortaklarınız için­de bunlardan birini yapabilecek var mı? Allah on­ların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüce­dir." [412]

18. "Allah O'dur ki, rüzgârları gönderir, bun­lar da bulutu kaldırır. Derken, Allah onu gökte di­lediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet ara­sından yağmurun çıktığını görürsün. Allah diledi­ği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler." [413]

19. "Sizi güçsüz yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından kuvvet veren ve sonra kuvvetin ardın­dan güçsüzlük ve ihtiyarlık veren, Allah'tır. O, di­lediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, üstün kud­ret sahibidir." [414]

20. "Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istiva eden, Allah'tır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mı­sınız?" [415]

21. "Allah, sizin de  Rabbiniz,  sizden önceki atalarınızın da Rabbidir." [416]

22. "Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyum­lu ve bakılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumu­şar. İşte bu kitap, Allah'ın dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz."[417]

23. "Allah, ölenin ölüm zamanı gelince, ölme­yenin de uykusunda iken canlarını alır da ölümü­ne hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vak­te kadar (bedene) salıverir. Şüphe yok ki, iyi düşü­necek bir kavim için ibretler vardır." [418]

24. "Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekildir."[419]

25. "Allah, geceyi dinlenmeniz için (karanlık), gündüzü de (işinizi) görmeniz için aydınlık yapan­dır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmezler." [420]

26. "Allah, kimine binesiniz, kimini yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır." [421]

27. "Allah Kitab'ı ve mizanı hak olarak indi­rendir. Ne biliyorsun, belki de kıyamet saati ya­kındır!"[422]

28. "Allah, kullarına lütufkârdır. Dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, galiptir." [423]

29. "Allah, O (yüce) varlık ki, emri gereğince içinde gemilerin yüzmesi ve lütfedip verdiği rızklanamanız için, birde şükredesiniz diye denizi size hazır hale getirmiştir."[424]

30. "Allah (vardır, birdir) Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Mü'minler yalnız Allah'a dayanıp gü­vensinler." [425]

31. "Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kada­rını yaratandır. Allah'ın fermanı bunlar arasından iner ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz." [426]

32. "Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur."[427]

 

Allah'ın Lafzının Surede

Ayet

Sure

 

Kaç Kez Geçtiği

Sayısı

No:

Sure

2

7

1

Fatiha

282

286

2

Bakara

209

200

3

Âl-i İmran

229

176

4

Nisa

147

120

5

Maide

87

165

6

En'am

61

206

7

A'raf

88

75

8

Enfal

170

129

9

Tevbe

61

109

10

Yunus

38

123

11

Hûd

44

111

12

Yusuf

34

43

13

Ra'd

37

52

14

İbrahim

2

99

15

Hicr

84

128

16

Nahl

10

111

17

İsrâ

16

110

18

Kehf

8

98

19

Meryem

6

135

20

Tâhâ

6

112

21

Enbiya

75

78

22

Hac

13

118

23

Mü'minûn

80

64

24

Nur

8

77

25

Furkan

13

227

26

Şuâra

27

93

27

Neml

27

88

28

Kasas

42

69

29

Ankebut

24

60

30

Rûm

32

34

31

Lokman

1

30

32

Secde

90

73

33

Ahzab

8

54

34

Seb'e

 

Allah'ın Lafzının Surede

Ayet

Sure

 

Kaç Kez Geçtiği

Sayısı

No:

Sure

36

45

35

Fâtır

3

73

36

Yasin

15

182

37

Saffat

3

88

38

Sâd

60

75

39

Zümer

53

85

40

Mü'min

11

54

41

Fussilet

32

53

42

Şûra

3

89

43

Zuhruf

3

59

44

Duhan

18

37

45

Casiye

16

35

46

Ahkâf

27

38

47

Muhammed

39

29

48

Feth

27

18

49

Hucurat

1

5

50

Kâf

3

60

51

Zariyat

3

49

52

Tûr

6

62

53

Necm

55

54

Kamer

78

55

Rahman

 

96

56

Vakıa

31

29

57

Hadid

40

22

58

Mücadele

29

24

59

Haşr

21

13

60

Mümtehine

17

14

61

Saf

12

11

62

Cuma

13

11

63

Münafikun

20

18

64

Teğabun

25

12

65

Talak

13

12

66

Tahrim

3

30

67

Mülk

-

52

68

Kalem

 

Allah'ın Lafzının Surede

Ayet

Sure

 

Kaç Kez Geçtiği

Sayısı

No:

Sure

1

52

69

Hakka

1

44

70

Mearic

7

28

71

Nuh

10

28

72

Cin

7

20

73

Müzzemmil

3

56

74

Müddessir

-

40

75

Kıyame

5

31

76

İnsan

-

50

77

Mürselat

-

40

78

Nebe

1

46

79

Naziat

-

42

80

Abese

1

29

81

Tekvir

1

19

82

İnfıtar

-

36

83

Mutaffifin

1

25

84

İnşikak

3

22

85

Buruc

-

17

86

Tarık

1

19

87

A'la

1

26

88

Gaşiye

_

30

89

Fecr

_

20

90

Beled

1

15

91

Şems

-

21

92

Leyl

-

11

93

Duha

-

8

94

İnşirah

1

8

95

Tin

1

19

96

Alak

-

5

97

Kadr

3

8

98

Beyyine

-

8

99

Zilzal

-

11

100

Adiyat

-

11

101

Karia

-

8

102

Tekasür

 

Allah'ın Lafzının Surede

Ayet

Sure

 

Kaç Kez Geçtiği

Sayısı

No:

Sure

_

3

103

Asr

1

9

104

Hümeze

-

5

105

Fil

_

4

106

Kureyş

-

7

107

Maun

-

3

108

Kevser

-

6

109

Kâfirun

2

3

110

Nasr

-

5

111

Tebbet

2

4

112

İhlâs

-

5   .

113

Felâk

-

6

114

Nâs

2699

6236

114

TOPLAM

 

Lafza-i celâlin Kur'ân'ın 29 sûresinde geçmeme­si Kur'ân'ın esrarındandır, Allah lafzının geçmediği sû­reler şunlardır. Kamer, Rahman, Vakıa, Kalem, Kıya­met, Mürselat, Nebe, Abese, Mutaffifin, Târik, Fecr, Beled, Kaf, İnşirah, Zilzâl, Adiyât, Kâri'â, Tekâsür, Duhâ, Asr, Fil, Kureyş, Mâ'ûn, Kevser, Kâfirûn, Teb­bet, Felak ve Nâs'dır.

Kur'an'a şöyle bir göz gezdirdiğimiz zaman Allah lafzının pek çok kere geçtiğini hatta ayet sayısı çok fazla olan sûrelerde "Allah" lafzının ayet sayısından daha fazla olduğunu görürüz. Bu sûreler, Al-i İmrân, Nisa, Mâide, Enfâl ve Tevbe sûreleridir.

Lafza-i Celâl 30 ayetlik Secde sûresinin dört ayetinin başlangıcında birer kere geçmektedir. "Allah" kelimesi, Yasin sûresinin yedinci ve kırkıncı ayetle­rinde ikişer defa geçmektedir. Kaf sûresinin yirmialtıncı ayetinde bir kere geçmektedir. Hakka, Meâric, Naziât, Tekvir, İnfitar, İnşikâk, Âla, Gaşiye, Şems, Tin, Alak ve Hümeze sûrelerinin toplamında bir kere zikredilmiştir. Hicr, Nasr, İhlâs ve Fatiha sûrelerinde ise "Allah" lafzı iki kere geçmiştir. En'âm sûresinin 124. ayetinde peşpeşe gelmiştir.

"Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hay­ra sarfediniz" denildiğinde, kafirler müminlere de­diler ki:

"Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kim­seleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz." [428]

"Onlar, yardım göreceklerini umarak Allah'­tan başka ilâhlar edindiler."[429]

"Allah ile beraber başka ilâh edineni, şiddetli azaba birlikte atın!"[430]

"Onlara bir âyet geldiğinde, Allah'ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe kesinlikle inanmayız, dediler. Allah peygamberliği kime ve­receğini daha iyi bilir." [431]

[396] Bakara: 2/255

[397] Bakara: 2/257

[398] Âl-i İmrân, 3/2

[399] Nisa: 4/87

[400] Ra’d: 13/2

[401] Ra’d:13/8

[402] Ra’d: 13/26

[403] İbrahim: 14/2 

[404] İbrahim: 14/32

[405] Tâhâ: 20/8

[406] Hac: 22/69

[407] Hac: 22/75

[408] Nûr: 24/35

[409] Neml: 27/26

[410] Ankebut, 29/62

[411] Rûm: 30/11

[412] Rûm: 30/40

[413] Rûm: 30/48

[414] Rûm: 30/54

[415] Secde: 32/4

[416] Sâffât, 37/126

[417] Zümer: 39/23

[418] Zümer: 39/42

[419] Zümer: 39/62

[420] Mü'min/Ğâfir, 40/61

[421] Mü'min/Ğâfir, 40/79

[422] Şûra: 42/17

[423] Şûra: 42/19

[424] Câsiye, 45/12

[425] Teğâbûn, 64/13

[426] Talâk, 65/12

[427] İhlâs: 112/2

 

[428] Yasin: 36/47

[429] Yasin: 36/74

[430] Kâf: 50/26

[431] Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 79-99.