Esmâ'ül Hüsna ve Kâinat

Esmâ'ül Hüsna ve Kâinat

Kâinât, Yüce Allah'ın eserlerindendir. Allah'ın eserleri, O'nun isimlerine, isimleri sıfatlarına, sı­fatları da zatına delil teşkil eder. Bütün varlıklar, Allah'ın isim ve sıfatlarının tezahürü, tecellisi ve eserleridir.

Yüce Allah buyuruyor:

"Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak." [203]

"Andolsun ki, sana apaçık âyetler indirdik." [204]

"Kesinlikle inanan kimseler için âyetleri açık­lamışızdır." [205]

"Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Al­lah'ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilt­tiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında emre âmâde du­ran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır." [206]

"Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gün­düzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahipleri için deliller vardır."[207]

"Anlayan bir millet için âyetleri uzun uzadıya açıkladık." [208]

"Rabbinin, dosdoğru yolu işte budur. İbret alan kimselere âyetleri uzun uzadıya açıkladık." [209]

"O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün ver­diklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir ba­kın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır." [210]

"Rasûlum! Bir bakın neler var göklerde ve yerde! Fakat bu deliller, bu uyarılar, inanmak istemeyen bir topluluğa fayda vermez." [211]

"Göklerde ve yerde nice belgeler vardır ki yan­larından yüzlerini çevirerek geçerler." [212]

"Kâinatta düşünenler için deliller vardır." [213]

Bütün kainat Allah'ın eseridir. Bu eserleri gör­meyen göz kör, duymayan kulak sağır, anla­mayan kalp mühürlüdür!

Kâinattaki bütün belgeler, eserler Allah'ın isimlerinden birine delalet eder. Canlılardaki rızık eseri, Allah'ın Rezzâk ismine delalet eder. Can­lılardaki hayat eseri, Allah'ın Muhyi (hayat ve­ren) ismine delalet eder. Nimet eseri, Allah'ın Mün'im (nimet veren) ismine delalet eder. Yüce Allah'ın her eseri bir ismine delalet eder.

Varlıklardaki bütün eserler, Yüce Allah'ın gü­zel isimlerinden bir isme delalet eder.

Yüce Allah, yarattığı her şeyi ve yaptığı her işi bir hikmete göre yapmıştır. O, boş bir şey yaratmaz, anlamsız ve lüzumsuz bir iş yapmaz.

O, mutlak hikmet sahibidir.

Hikmet nedir?

Hikmetin pek çok anlamı vardır.

Hikmet, doğru söz ve iştir.

Hikmet, olayları sebep-sonuç ilişkileri içinde görmektir.

Hikmet, eşyanın tabiatında mevcut olan sırla­ra vakıf olmak, işin iç yüzünü, gerçek tarafını kavramak ve gizli yönlerine girmektir.

Hikmet, varlıklar ve olaylar hakkında en mükemmel ve en sağlıklı bilgidir.

Hikmetin bir anlamı da maslahattır. İslâm dini bir maslahat dinidir.

Gerek dünyevî gerekse uhrevî maslahatları azamî derecede gerçekleştirmek ve fesatları asgari hadde indirmek için Allah tarafından gön­derilmiştir.

Kâinatın bir parçası, hatta en önemli unsuru olan insan, aklın yanında gönül hayatı açısından da Rabbi ile münasebet kurar. Bu münâsebetin sağlanmasında Esmâ'ül Hüsna'nın çok büyük rolü vardır. İsimlerin kelimeler ve seslerle ifade edilmesi ve bu seslerin kulaklarda yankılanması söz konusu iletişimi geliştiren ve güçlendiren fak­törlerdir. Kur'ân-ı Kerim'de dua ve zikrin ısrarla vurgulanmasının bir sebebi de budur. Allah Rasûlü'nün dua ve zikirlerinde Esmâ'ül Hüsna'nın çokça geçmesi de bundandır.

Muhyiddin İbn-i Arabi diyor ki:

Kainat ve özellikle insan ilâhî isimlerin bilin­mesine ve tecelli etmesine vesile olmuştur. İn­sanın çeşitli halleri ilâhî isimlerin farklı tecelli etmesiyle bağlantılıdır. Her kulun durumuna uygun düşen ilahi bir isim vardır. Kul bir beden­dir, ona tekabûl eden ilâhî isim ise onun kalbi gibidir.

Yüce Allah'ın isimleri O'nun sıfatlarına delâlet eder. Esmâ'ül Hüsnâ denilen Allah'ın güzel isim­leri, O'nu çeşitli yönleriyle tanıtan sıfatlarıdır. İnsanlarda ve diğer varlıklarda bulunan cüz'î sıfatlar ve görülen bütün eserler, Yüce Allah'ın sıfatlarının bir tezâhürüdür, görüntüsüdür.

Kur'ân-ı Kerîm baştan sona kadar Yüce Allah'ı tanıtan âyetlerle doludur. Hemen hemen her âyet yüce Allah'ın bir yönüne işaret eder. Allah'ı tanı­mak için, hiç şüphesiz O'nun isimlerini iyi anla­mak gerekir. [214]

[203] Rûm: 30/50

[204] Bakara: 2/99

[205] Bakara: 2/118

[206] Bakara: 2/164

[207] Al-i İmrân: 3/190

[208] En'âm: 6/98

[209] En'âm: 6/126

[210] En'âm: 6/99

[211] Yunus: 10/101

[212] Yusuf: 12/105

[213] Nahl: 16/12

[214] Rauf Pehlivan, Esmâ’ül Hüsna, İstanbul Dağıtım, İstanbul, 2002: 9-12