Rantisi Kimdir?
Haber detay

Abdülaziz Ali Abdulhafiz Rantisi 23.10.1947 Yebna köyünde (Askalan ve Yafa arasında) doğdu. Ailesi 1948 sa­vaşından sonra Gazze şeridine sığındı ve Han Yunus kam­pına yerleştiler. Rantisi bu dönemde henüz altı aylık bir be­bekti.

Rantisi, dokuz erkek ve üç kız kardeş arasında büyü-dü.Abdülaziz Rantisi, altı yaşında Filistinli mültecilere yar­dım derneğine ait bir okula kaydoldu. Ailesinin yaşadığı zor şartlardan dolayı aile geçimine katkıda bulunmak için okul yaşında çalışmak zorunda kaldı.

Rantisi, derslerindeki başarısıyla göze çarpıyordu. 1965'te lise öğrenimini bitirdi ve İskenderiye Üniversitesin­de Tıp öğrenimi görmek için oraya gitti. 1971'de üniversite öğrenimini üstün başarı ile tamamladı ve Nasr Hastanesin­de çalışmak için Gazze şehrine döndü. Bu hastane Han Yu-nus'un baş hastanesiydi. Sağlık idaresinin lisansüstü eğitimlerini engellemek istemesi dolayısıyla Rantisi bu karan protesto için hastanedeki arkadaşları ile boykot başlattı. Rantisi, İskenderiye'ye Çocuk dalında ihtisas yapmak için geri dönmeye muvaffak oldu. 1976'da Nasır Hastanesinde­ki işine geri döndü.

Evli, altı çocuk (iki erkek dört kız) babası ve on torun dedesi...

Dr. Rantisi, kamu yararına faaliyet gösteren birçok ku­ruluşta da çalışıp görev aldı.

İslami Akademi İdaresi üyeliği, Gazze Şeridindeki Arap Tıp Cemiyetinin üyeliği, 1988'de işgal güçlerince tu­tuklandığı vakit Filistin Kızılay'ının da üyesiydi.

1984'de hastanedeki işinden zulmen uzaklaştırıldıktan sonra 1986'ya kadar da Gazze'deki İslam Üniversitesinde konferansçı olarak çalıştı. Bir daha hastanedeki işine geri dönmesine izin verilmedi. Siyonist yetkili dosyasının üstü­ne şöyle bir not düşmüştü: "Savunma bakanından yazılı bir izin olmadan tekrar hastanede çalışmasına izin verilemez."

Rantisi, 1982'de işgal güçlerine vergi ödemeyi kabul et­mediği için tutuklandı. Tıp Cemiyeti ek vergileri protesto için üç hafta süren bir boykot düzenledi. Rantisi 1981'de gerçekleşmiş bu boykotun liderlerinden biriydi. Bu esnada Gazze şeridinde Filistin İntifadası da doktorlara destek amacıyla ortaya çıktı. Rantisi'ye, boykot süresince zorunlu ikamet mecburiyeti uygulanmıştır.

Rantisi, Gazze şeridinde Müslüman Kardeşler Cema­atine liderlerden biri olarak intisap etti. 1987de de Gazze'deki Hamas hareketinin (İslami Direniş Hareketi) kuruadarından biri oldu.

Aralık 1987'de ortaya çıkan Filistin İntifadasından son­ra Hamas hareketinin tutuklanan lideri oldu. 15.01.1988'de Uyuma Odasına zorla girmeye çalışan işgalci güçlere diren­di ve onları içeri sokmadı. Bu olaydan sonra 21 gün tutuklu kaldı.

Serbest bırakılmasından bir ay sonra 04.03.1988'de tu­tuklandı ve iki buçuk yıl içerde kaldı. Bu defa kendisine Ha­mas liderliğinin tesisine katılma ve Intifadanın planlanması suçlaması isnad ediliyordu. Oysa Dr. Rantisi sorgu esnasın­da bu isnatlardan hiçbirini itiraf etmemişti. "Tamir" kanu­nu gereğince yargılandı ve 04.09.1990'da serbest kaldı. İş­galci güç Rantîsi'yi üç ay sonra yeniden tutukladı ve tam bir yıl tutuklu kaldı.

17.12.1992'de 416 Hamas ve İslami Cihad üyesiyle bir­likte Lübnan'ın güneyine sürüldü. Mercü'z-zuhur mıntıka­sında sürgün kararma direnen bu grubun resmi sözcülüğü­nü yaptı. Rantisi ve arkadaşları Siyonist işgalci gücün sür­gün kararını geri almasına dek azimle mücadele ettiler. On­dan dolayı bugüne kadar da sürgün kapısı kapandı.

Mercü'z-zuhr'dan dönmesinin hemen ardından işgalci güç Rantisi'yi yine tutukladı. Siyonist askeri Mahkeme Ran-tisi'yi üç buçuk yıla mahkûm etti. 21.04.1997'de serbest bıra­kıldı.

Rantisi, cezaevinden çıkıp Hamas liderliğindeki görevi­ne başladı. Bu sırada Hamas, Filistin yönetiminden üzücü bir darbe yemişti. Rantisi de işgalci Siyonist gücün zinda­nından çıkalı bir yıl olmamıştı ki, Filistin yönetimi tarafından tekrar, 10.04.1998'de tutuklandı. Filistin yönetimindeki bazı güvenlik yetkililerinin de doğruladığı gibi bu tutuklan­ma Siyonist işgal güçlerinin baskısı sonucu gerçekleşmişti. Rantisi, 15 ay sonra ancak annesinin vefatı dolayısıyla salı­verildi. Sonra üç kez daha tutuklandı. Açlık grevine girdi. Siyonist uçaklarının cezaevini bombalaması sonucu serbest bırakıldı. Rantisi, toplam olarak 27 ay Filistin sultasının ce­zaevlerinde hapis yattı.

Filistin yönetimi bundan sonra da iki defa daha onu tu­tuklamaya çalıştıysa da halkın onun evini koruma altına al­mış olması dolayısıyla bunu başaramadı.

Dr. Rantisi cezaevinde (1990) Kur'an-ı Kerim hıfzını ta­mamladı. Şeyh Ahmed Yasinle beraber aynı hücrede kal­dıkları dönemde yazdığı bazı şiirleri de var. Siyasi makale­leri ise onlarca gazetede yayınlanmıştır.

Dr. Rantisi, tutukluluk halinin çoğunu Siyonist işgal gücünün zindanlarında geçirdi. Filistin yönetiminin zin­danlarında tutukluluğu ise hep tek kişilik hücrelerde geç­miştir.

Dr. Rantisi, Filistin'in ancak ve ancak Allah yolunda d-had yoluyla kurtulacağına inanan bir insandı.

 

Şehid Rantis’nin Hayatının Son Saatleri
 

Şehid'in büyük oğlu Muhammed, babasının katledil-meden önceki anılarını şöyle anlatıyor: "Suikastten önceki ge­ce babam çok az görebildiği evine gelmişti. Aile efradıyla gö­rüşüp sohbet etti."

Muhammed şöyle devam ediyor: "Kelimenin tam anla­mıyla babam Rantisi'nin hayatı basit değildi. Üzerinde bir ha­reketin bütün görevlerini sorumluluklarını taşıyan bir komu­tanın hayaü gibiydi. Aynı zamanda sıkı takip nedeniyle bir yerden diğerine çok zor ve gizli yollardan ulaşmak zorunday­dı. Ve bu hal onun hayatının son dakikasına kadar böyle sür­müştür. Babam, Şeyh Ahmed Yasin'e bey'atından sonra Gaz-ze'de Şeyh Rıdvan mahallesindeki evimize hiç gelmedi. En yüksek seviyede koruma ve tedbirlerin alındığı gizli evlerde kalıyordu. Bir yere ayrıldığı pek nadirdir."

Rantisi, son olarak kardeşi Salah'm Han Yunus'tan kendi­sini görmek için geldiğini haber alınca Nisan'm 17'sinin şafak vaktinde eve geldi. Kızı İnas da babasını görmek ve onunla birkaç saat geçirmek için yetişmişti. Rantisi, eşi ve çocuklarıy­la birkaç gün geçirmeye karar vermişti. Ama dışarıya hiç çık­mıyordu. Özellikle kendisine daha evvel düzenlenen başarı­sız suikast girişimi ve Şeyh Yasin'in bir ay Önce katledilmesin­den sonra dışarıya hiç çıkmamıştı.

Muhammed, şöyle anlatıyor: "Babam oturdu ve kendisi­ne düzenlenen başarısız suikast girişiminde yaralanmış kar­deşim Ahmed'in evliliği konusunda bir şeyler konuştu. Ba­bam, İslam Üniversitesindeki biriken parasını alıp borçlarını kapatmış, kardeşim Ahmed (21)'in evliliğine de bir meblağ para ayırmıştı. Bize şöyle dedi; 'Şimdi rabbime tertemiz ola­rak gidiyorum, ne alacağım ne de vereceğim bir şey kaldı!"

Şehidin büyük oğlu şöyle devam ediyor: "Babam uyku­dan uyandı, abdest alıp güzel kokular süründü ve şu marşın ilk mısralarını mırıldanmaya başladı:

"Şudur en son dileğim...

Koy beni cennete ey rabbim"

Anneme dönüp şöyle dedi: "Şu okuduğum mısra sevdi­ğim en güzel kelimedir. Özellikle tedirginlik duyduğum an­larda onları çok seviyorum."

Babam, koruma arkadaşı Ekrem Nassar (35)'m iki hafta­ya varan uzun bir süreden beri kendisiyle görüşmediğini işa­ret etti. Ekrem Nassar, babamın bir yerden diğer bir yere geçi­şini belli bir şifre doğrultusunda planlıyordu. Fakat o günün ikindi vaktinde evimize geldi ve babamla kısa bir süre konuş­tuktan sonra çıkmaya karar verdiler. Oysa babam daha uzun bir süre kalmaya niyetlenmişti. Biz çıkmasını istemediysek de o çıkmak için ısrar etti.

Şehidin büyük oğlu anlatmaya şöyle devam etti: "Yatsı ezanından az önce babam, kardeşim Ahmed'in kullandığı -subaru tipi-camları siyah (ya da karartmah) bir arabayla çıktı. Tanınmaması için değişik bir kıyafet giydi. Kardeşim Ahmed, onu Gazze'de daha önce belirlenmiş bir noktaya ulaştırdı. Bir­kaç dakika sonra aynı yere subaru tipi bir araba da ulaştı. Bu araba da Ekrem Nassar'ı taşıyordu. Arabayı Kassam birlikleri içinde gizli bir tarzda çalışan Ahmed Gürre kullanıyordu. Rantisi, oğlunun arabasından diğerine rahat ve yavaş bir şe­kilde yerleşti: Derken araba belirsiz bir noktaya doğru süratle yol aldı. Fakat İsrail uçaklarından fırlatılan iki füze her şeyden daha süratlice hedefe vardı.

Muhammed şöyle dedi: "Füzelerin sesini duyunca he­men kardeşim Ahmed'i aradım ki içim rahatlasın. Ahmet cevap verince birazcık rahatladım. Fakat görünen o ki Ahmed, olardan anlamış ve işin sonucunu iyice öğrenmek için bekli-yormuş. Olay yerine dönüp yanıp tutuşarak bir yığına dönen arabayı görmüş ve olup biteni yakinen müşahede etmiş."

Muhammed devamla şöyle dedi: "Füzelerin vurduğu ye­re süratlice vardım. Arabayı görünce babamın şehidler arasın­da olduğunu anladım. Her ne kadar bazıları "yaralıdır" diye üzüntümü hafifletmeye çalıştılarsa da onun öldüğü kesindi. Annem de olayın haberini alınca bütün gücünü toplayarak dayanabildi. Tehlil ve teşbih getirmeye başladı. Kız kardeşim ise hıçkırıklarla ağlıyordu... Biz kadere inanmıştık. Ve işte bu bizim kaderimizdi. Allah'ın çizdiği, hükmettiği kaderimize el­bette razı olacaktık."

Şehid Rantisi'nin bu son anlarının gösterdiği gerçek o ki, kendisi faaliyetlerini yürütürken en üst seviyede güvenlik tedbirleri alma hususunda hırslıydı. Telsiz ve telefon görüş­meleri yapmıyordu. Fakat Siyonist düşmanın sahip olduğu teknoloji ve her saat başı takibi sürdüren casus ağı, işleri çok zorlaştınyordu.

Şehidin oğlu Muhammed şöyle diyor: "İnsanların zihnin­deki Rantisi imajı "disiplinli bir devrimci" olduğudur. Fakat o aile içinde pek merhametli ve yufka yürekliydi. Çocukları da pek çok severdi. Babam geriye saraylar, şirketler ve banka he­saplan bırakmadı. Ondan kalan şey şahsının yönettiği hareke­tin alıp vereceklerini belirten bir listeden başka bir şey olmadı."

Şehid Rantisi'nin eşi şöyle diyor: "Şüphe yok ki Abdüla-ziz Rantisi, Hamas hareketinin bir kuvvet kaynağıydı. Ancak Allah'ın onun için Ölümü mukadder kılması davamızın kay­bolup gideceği anlamına gelmez."

Şehid Rantisi'nin eşi Gazze'de Şeyh Rıdvan mahallesin­deki evinde taziye evine gelen binlerce Filistinli bayanın tazi­yelerini kabul etti ve mahşeri kalabalık önünde şöyle dedi: "Ebu Muhammed'in şehadeti dolayısıyla kendimi ve sizleri kutluyorum. Beni de şehadetle ona ulaştırması için Rabbime dua ediyorum."

Şehidin eşi devamla şöyle dedi: "Şüphesiz gönül acı du­yar, göz de yaş döker. Ey Eba Muhammed, bizler aynlığma üzülüyoruz. Bundan dolayı yüce Rabbimden bana, evlatları­ma, bütün Müslümanlara ve Filistin halkına sabır ihsan etme­sini diliyorum."

Şehidin eşi konuşmasına şunları da ekledi; "Eşim, babam ve çocuklarımın suikastına Kassam Birlikleri karşılık verme­yecek. Belki onların intikamını Filistin halkının kendisi ala­caktır"

 

Siyonistler Dr. Rantisi Suikastı Dolayısıyla Eğleniyorlar
 

Olumlu bir cinayet... " Ilyaks Fa'yşman adında bir muhabir Yediot Ahrenot adlı İsrail gazetesine İsrail heli­kopterlerinin şehid Abdülaziz Rantisi'yi katletmesini bu başlıkla aksettiriyor. Bu gazeteciye göre Rantisi'nin ortadan kaldırılması Gazze'deki Hamas hareketinin tutumunda köklü bir değişme meydana getirebilir. Fayşman bu iddiası­nı şu şekilde haklı çıkarmaya çalışıyor: "Rantisi, Gazze'nin kapılarını ardına kadar İran'a açmakla bu cezayı hak etti. Dr. Rantisi kısa süren Hamas liderliği sürecinde İran'ı ve Hizbullah'ı Gazze'ye getirmeyi başardı. Bu şekilde İran ve Hizbullah, Hamas örgütüyle dostane ilişkiler geliştirdi..."

 

İsrail Stratejisi
 

İsrail gazetesine göre Hamas ile savaş her şeyi yapma-11 meşru kılar; suikastlerden tutun mal-mülk gasp etmeye varıncaya kadar...

Yediot Ahrenot'a -gazetenin kullandığı kendi tabirine-göre, Hamas teşkilatının genel müdürü olan Salah Şaha-de'nin katledilmesinden sonra Hamas zayıflamaya başladı. Salah Şahade, yeri doldurulamayacak kadar önemliydi. Rantisi'nin katlinden sonra da gerçek bir boşluğun doğma­sı bekleniyordu. Yakın ve uzak gelecekte etkili olacak du­rum bundan ibarettir. Özellikle Gazze'nin zor ekonomik darboğazdan etkilenmesi de bu konuda belirleyici rol oyna­yacaktır.

İsrail gazetesine göre uluslararası camia, Arap dünyası ve hatta Filistin yönetiminin Rantisi olayına tepkisi zayıf ol­du. Bunun Hamas'a ve İsrail'e verdiği mesaj şudur: Ha-mas'ın bir liderine suikast düzenleyip onu katletmek dünya kamuoyunca olumlu karşılanıyor. Bu durumun Hamas'ta kendisini yanlış hissetme etkisi bırakacağı muhakkaktı.

 

Bir Şair Olarak Rantisi
 

Bayan gazeteci Reşa Ulvan (Afak Arabiyye Gazete­si) Şair Dr. Rantisi hakkında bir makale kaleme aldı. Maka­lede Dr. Rantisi'nin pek bilinmeyen şair yönü; zengin duy­gu dünyası ve kelime birikimi ile derin fikir dünyası ortaya konmuş. Reşa Ulvan şöyle diyor: "Dr. Rantisi, sadece evren­sel İslamî hareketin lider kişiliklerinden biri değildir. O, haddizatında bir hatip, edip ve şairdi. O, şiiri sadece bir ho­bi olarak görmemiştir. Rantisi, ortaya koyduğu şiirleriyle gerçek bir şair olduğunu göstermiş bulunmaktadır. Yazdığı kasidelerin birinde bakın neler diyor:

 

Vatan Uğruna Kalk Ayağa
 

Kalk vatan için... ve kanını onun uğruna akıt!

Tembellik, uyuşukluk sebeplerini çıkar, bir kenara atıver!

Şayet öldürülürsen, sen asla ölü sayılmazsın!

Sonsuz nimetler lütfedilecek sana çünkü

Ölümü tadarsa bir kimse cenk meydanında

Temizlenmez mi bedene bulaşan hastalıktan

Bir hayatı ölü gibi geçiren kimse ki o bela ve acı dolu

Mücadelenin tadına varabilir mi?

 

Haydi, kalk ayağa ve tarih yaz, çünkü

Putların takipçileri kirletmiş bulunmaktadır tarihi

Gayret et engelleri aşmaya

Ta ki yol bulasın zirvelere ulaşmaya

 

Terk et nefsin arzularını ki

Ebediyyen horlanıp alçalmayasm

Gecenin korkunç karanlığını del

Onun libasını çıkar at!

Uyandır artık fecrin mahmur gözlerini

 

Ağlamak mı, onu kadınlara bırak!

Hüzün elbisesi giymek yakışmaz sana

Kirletilen Kudüs'ün fedaisi nerede?

Kim kurtaracak Kudüs'ü,

Candan geçen yiğitler olmazsa

 

Hayber'e haykırınız!

İsteklerin peşine düşerseniz şayet

Ve adetlerini yaşarsanız Yahudi'nin,

Bir zevki olmaz mücadelesiz hayatın

Bu durumda müjdeliyorum

Hz. Ali'nin arkasında saf tutan Fedaileri!..

 

İşte karşıda Ka'ka,

Şehid düşeceği yeri arıyor

Bürünmek için hazırlamış kefenini

Mühendis Yahya atını eğerliyor

Ondan başkası savaş ateşini söndüremez elbette

 

Bir çıkariversin akıncıların aslanı kınından kılıcını

İşte o zaman kurtulur ülkeler, helak olmaktan

Fakat kaçmak, kaytarmak ahlak olursa bizlere

And olsun"Allah'a bir yurdumuz olmayacak asla

İçinde rahat edeceğimiz...

NEFSLE MUHAVERE

 

Nefs:

Bak kendi elinle kendini tehlikeye atıp üzüyorsun

Nimetleri bir tarafa bırakıyor,

Zorlukların peşinden koşuyorsun

Vatansız kalsan da sanki ne olacak

Gençliğini düşünüp yaşamaya bak

 

Nefse cevap:

Ey hakir nefs,

Rabbim ıslah etsin seni, dön bu yoldan

Görmez misin Kudüs yardım bekler,

Kan ağlar kan

Her yanım kurudu, sesim tükendi, haydi dön artık

Şerefle ölmeyi zilletle yaşama tercih et de dön artık

 

Nefs:

Baksana şu prangalı ellerine nedir eline geçecek olan

Yarın toprak altında çürüyüp gideceksin

Peki ya çocukların...

Kime bırakıyorsun onları

Bir düşün eşinin başına neler gelecek

 

Nefse cevap:

Şahittir ellerimdeki prangalar

Davamın haklılığına

Bu uğurda Ölüme şehadet derler,

Sonrası cennet...

Eşim ve çocuklarım benimle beraberler

Allah korudu onları, ben gam yemem

Ağlamak kar etmez,

Sabretmek gerek bela ve musibetlere...

 

Nefs:

Korkarım ki,

Yarın tükenip gideceksin sen

Evin barkın da yıkılacak, yok olacaksın

Bir dost arayacaksın sana yardım edecek

Dertlerini paylaşacak

Bir arkadaş...

 

Nefse cevap:

Sabrın sonu zaferdir ey kör nefis

En güzel sonuçtur cennete kavuşmak

Uzun görünse de hayat, sonu Ölüm değil mi?

Neden meylediyorsun, geçer fani olan

Şehadeti iste, ta ki şerefe nail olasın

 

Nefs:

Anlıyorum ki sen kendini zorluklara adamışsın

Sen zühdü seçmişsin, herkes eğlencede

Bir yoldasın ki sonu kefensiz gömülmek

Allah'tan dileğim doğru yolda olasın

 

Nefse cevap:                                   

Zorluklara pes edip yatmayacağım

Parmağım her daim tetikle arkadaş olacak

Asla korkmam bu yolda canı feda etmekten

Çünkü çok kıymetlidir feda olacağım yol

 

Nefs:

Kılıcın kınına çekilmemesi ya da

Puta kaymaman içinYüce Allah'a dua ediyorum

İstediğin gibi hayatını geçir ve yaşa!

Mızrakların gölgesinde olmayan bir hayata

Asla razı olmayacağım.

Hesapsız yüksekliğe var!

Hesapsız yüksekliğe var!

Hesapsız yüksekliğe var!

Rantisi kendi oğlu (Rami)'nin düğününde, şehitlerin annesi, erlerin eğiticisi savunma hareketi Hamas'a yazdığı ve başlığı da: " Bütün halkın "Rami" (atıcı) olması senin için yeterlidir"   kasidesinde şöyle söylüyordu:

Bir dolunay,

Karanlıkta ve ölüm fırtınasına tutuşan bir gecede

Huld Cennetine yürüdü

Ruhunu Yüce Allah'a teslim etmeye çalışırken,

Onun teneffüslerinde,

Ak bulutların temizliği vardı

Geçip giderken Kudüs,

Onun gözlerinde,

Bir rüya, bir erek idi

Uyuyan herkesin

Gördüğü rüyaların

Tecelli ve tezahürü oluyordu

 

Ey İslam genci!

Senin gibileri aykırılıklara karşı çıkıyor

Ve kötülerin kılıçlarına maruz kalmadan ölüyor

Bir ümmetiz biz,

Düşmanlar ateş edince;

Sen bizim için en hayırlı atıcı idin

 

Ey Kassam'in kızı!

Senin güler yüzlülükle onun çizgisini bırakman,

Yeterli midir?

Onun yüksek derecelerde olması

Ve onun dışındakilerin

Haşir- neşir olması kötülüklerle

Yeterli değil midir?

Veya onun ruhunun

Şehidler ve Sahabe-i Kiram ile beraber olması,

Seni razı etmiyor mu?

Veya ona,

Büyük Peygamberlerin

Makamına benzer bir makamın olması,

Seni razı etmiyor mu?

En hayırlı toprak içinse göçüp gitmek,

O zaman,

Ölüm için üzülmenin,

Ağlamanın ne anlamı var ki?

Onlar ki,

İnsanların en hayırlısıdır,

Hayırla başlamış hayırla bitirmişlerdir

Gözyaşlarını üzüntüyle...

Dökme onun için!..

Halkın tamamının, atıcı /Rami olması

Senin için yeterli gelmektedir

Rantisi, Arap başkanlarına karşı meydan okuyarak şöyle bir kaside yazmıştır:

 

Kalplerinizi, vicdanınızı canlandırınız!

Şayet kalpler kalmadı ise,

Vatanların pazarlığı,

Büyük günahlardan dahi büyüktür...

Bir dönüp bakın!

Gazze çocuklarına

İşiteceksiniz ki,

Karanlığın rahminden sabah doğuyor...

Bir dönüp bakın

Sabahın güzelliğine

O, gecenin karanlığından sıyrılıp

Kefenlere son veriyor,

Haykırıyor...

Onun, durgun ve karanlık gecelerde kendi ah'ları ile

Gündüz ipinden, hançer bıçakları için

İp eğirdiğini görüyoruz...

Bedeni parçalanan yüce Yasin'e dönüp bakın ki,

Onun hamasetiyle

Zulmün etrafına çemberler çevrilmiştir.

Nun'un karnının içinden kızarak çağırıyor:

"Kâfirler Aksa'dan uzaklaşmadıkça

barış yoktur" diyor.

Hansa'ya dönüp bakın ki,

Bütün güçleri sarsmak,

Volkanları temelden kaldırmak için

Kızgınlığını yutuyor...

Yafa, Yebna ve Beysan'a dönüp bir bakın ki,

Onlar kendilerine müjde götürenleri bekliyorlar.

Mahzun savaş ve mücadele yerine bakın ki,

Karanlık gecelerde kısır kalıntılar üzerine

Değerli gözyaşlarını döküyor...

Mağrur dağlarımıza bakın ki,

Başlarını kaldırıp,

Bizim yeşil otlaklar

Ve meralarımızın özgürlüklerini bekliyorlar...

Dönüp bir de

Kuyu ve yeşil ağaçlarımıza bakın ki,

Onlar özgür insanları bekliyorlar...

Aynı şekilde dönüp

Çiçeklerin yeşerdiği yere bakın ki,

İlkelerin gerçekten büyüklüğe gittiğini göresiniz...

 

Ey cüceler topluluğu!

Nasıl bir toprağı halksız görüyorsunuz?

Sefalet ve yokluk olsun size!

Ey işgalciler!

Filistin'in kervansarayları ve tatil yerleri kimindir?

Dahası galibiyet nerede, devrimci nerede?

Bizim yüz binlerce insanımızı etkileyen simgeler

Gerçeği hissetme feyzini zayıflatan şiarlar...

Görüyorsun!

Bizim nice insanlarımızı

Soğuk algınlığı yakalattı.

Ve çok havladığından ötürü

Göğüsleri daraldı...

 

Galibiyet geliyor

Fakat nerdedir?

Göz ise, galibiyeti amaçlamıyor

Keşke o gözler kör olsaydı

Galibiyet fazilet olarak, muttaki insanlara veriliyor

Böylece Yüce Allah,

Galibiyet hörgücünü hiçbir günahkâra vermiyor...

Ey mağlup!

Bize bir vatan teslim edilmedi

Ve emirleri de

Dillerde kalmadı.

Fakat doğruluk ve gerçeklik bana şehadeti veriyor

Ben ümitsizliğe karşı çıkıyorum

Çünkü ümitsizlik,

Kâfirlerin ahlakıdır

Yarın vatanımız bize geri verilecek,

Onun şevk ve aşkı

Bizi saracak

Harmanların gölgesinde öğle istirahatını yapacağız...

 

Kendi kuşluğunda gülen bir nuru gördüm

Onun kıvılcımları, dünyanın karanlığında parlıyordu

Ve en kıymetli bir misk gördüm ki,

Onunla temizleniyordu

Onun kokusundan bazı esintiler

Ona uyum sağlıyordu.

Şefkat çiçeği yanağını açarak

Dudağından bir öpücüğü umut etmektedir

Şayet kayıt ve zincirlerin ağırlığı olmasaydı,

Biz görmek için

Bütün zorlukların en tepesine kadar binerek çıkardık..

Kaynak: Şehit A.Aziz Rantisi Hatıralar/M.Ali Gönül/Dua Yayıcılık

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Haber detay

Reklam

Haber detay

Anket