Hurafelerden nasıl korunmalıyız!

hurafelerden korunmak ve bilinçlenmek için ne yapılmaladır?

Hurafelerden nasıl korunmalıyız!

Halkımız arasında yaptığımız küçük bir araştırmadan anladık ki, Yüce Dinimiz İslâm'ın yasakladığı birçok inanış ve davranış sanki yasak değilmiş gibi kabul edilmeğe başlanmıştır. Adeta haramlar helâl, helâller haram olmuştur. Bunun hem dinimize hem de halkımıza pek çok zaran bulunmaktadır.
Hurafelerin yayılmasında çeşitli sebepler bulunmakla beraber, kanaatimizce en başta gelen ana neden, mânevi eğitimin yetersizliği, İslâm esaslarının iyi bilinmemesidir.

Hiç kuşkusuz gerçeğin bilinmediği ve yeterli önlemlerin alınmadığı bir ortamda sahtenin, yalanın, yanlışın ve safsatanın hakim olduğu sosyal bir gerçektir. Nitekim bu durumu iyi bilen bazı iç ve dış mihraklar, onların güdümündeki çıkarcılar, değişik yöntemlerle üretip geliştirdikleri bir sürü hurafeyi, bir çok yanlış adeti halka benimsetmeyi başarmışlardır. İslâm'ın mantık ve gönül doyurucu emirlerini, yasaklarını, görmezlikten gelmişlerdir. Zira bunda pek çok maddî ve manevî menfaatleri bulunmaktadır.

Bu münafık çıkarcılar, İslâm dinini iyi bilen, okuyan, araştıran kimselere tesir edememekle beraber, cahil halkı ve İslâm'ı tanımaktan korkan bazı aydınları(!) ağlarına düşürmektedirler.

Kendini münevver kabul edip te şu bu bahaneyle ya da harhangi bir dileğinden ötürü falcıya, muskacıya, üfürükçüye veya falan yatıra "ÎNÂYET" umuduyla koşan okumuşlar, tahmin edilenden çok daha fazladır. Maalesef bazıları da îslâmı, sadece bu hurafe adetlerden ibaret zannetmektedirler.

Bu çok acı ve üzücüdür!..

Oysa İslâm, tüm batıl ve müşrik düşüncelerin karşısında olan bir dindir.

İslâm; inançta Allah'ı birleyici, davranışta insanları birleştiricidir.

İslâm; soyut bir şekil değil, tatbiki bir teşekküldür. İslâm; yıkıcı bir kuvvet değil, yapıcı bir kudrettir.

O, çeşitlilik içinde bütünlüğü, değişiklikler içerisinde sürekliliği ifade eder.

İslâm; insanları avlayan bir ağ değil, birleştirip bütünleştiren bir bağdır.

Bu bağ; "Toptan Allah'ın ipine (Kur'ân'a, İslâm'a) sarılın, ayrılmayın" ayetiyle ilâhi bir düstur olmuştur.

Müslümanlar; dinin gerçek emirlerine uydukça hem yücelmişler hem de, huzur içerisinde yaşamışlardır. İlâhî gerçeklerden kaçtıkça, hurafelere ve bid'atlara kandıkça hem gerilemişler, hem de binbir felakete uğramışlardır.

Tarih bütün gerçekleriyle meydandadır!..

Müslümanların başına gelen felaketler dinlerinden değil, dinlerini öğrenmeyi ihmal etmelerindendir. Dini, bazı çıkarcıların, bağnazların, okuduğunu anlamayan cahillerin ve çağın yeniliklerini izlemeyen dar kafalıların elinden kurtaramayışlarındandır.

Fezanın derinliklerine doğru yol alındığı, bilgisayarın nimetinden binbir çeşit işte yararlanıldığı çağımızda, hâlâ türbe bahçesindeki ağaca çaput bağlamakla hamile kalınacağına inananlar oldukça: "Şu gün işe başlamak uğursuzluk, şu gün çalışmak günahtır" diye tembelliğe prim verenler bulundukça, arzu edilen hedeflere varmakta daha çok zaman kaybederiz.

Artık aklımızı başımıza alalım, hurafelerden arınalım. Ve neden böyle, niçin böyle oldu kavgasını bırakıp, daha ileri ve daha gelişmiş bir ülke olmanın yolunda yürüyelim. İnanıyoruz ki halkımız yanlışın zararını anlayınca, çirkini görünce, doğru ve güzeli benimsemesini bilir.

Bizim halkımızın feraseti yüksek, sağduyusu sağlamdır. Elverir ki rehberi iyi olsun.

Hurafelerle mücadelede hurafelerin etkisini azaltmak için, ilgililere şu önerileri hatırlatmak isteriz.

1. Halkımıza İslâm dini esasları iyi ve doğru öğretilmelidir.

2. Radyo ve televizyonlarda Batıl inançlarla ilgili programlara daha çok yer verilmelidir.

3. Diyanet İşleri Başkanlığı'nca konuya ilişkin geniş kapsamlı araştırmalar yaptırılmalı, çıkan sonuçlara göre mevcut tedbirleri geliştirilmelidir.

4.Camilerde, vaaz ve hutbelerle halk aydınlatılmalıdır.

5. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Basın Temsilcileri, İlahiyat Fakülteleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliği yaparak konuya ilişkin ilmi eser ve broşürler yayınlamalıdır.

6. Fal, büyü, muska, tılsım konulan ile ilgili eserler yetkili mercilerin tetkikinden geçmeden yayınlatılmamalıdır.

Bu küçük çalışmamda bana yardımlarını esirgemeyen herkese en kalbi şükranlarımı sunar, yaptığım hatalardan ötürü Yüce Rabbimin engin mağfiretine sığınırım.