Osmanlı Sosyalist Fırkası kuruldu.

Osmanlı Sosyalist Fırkası kuruldu.

TARİHTE BUGÜN / 15 EYLÜL

1821 Costa Rica ve Guatemala bağımsızlıklarını ilan ettiler. Kosta Rika, küçük bir Orta Amerika ülkesi olup Kosta Rika adı zengin kıyı anlamına gelmektedir. Latin Amerika'nın en önemli noktalarından biridir. Panama'nın kuzeyinde, Nikaragua'nın güneyinde yer almaktadır. Batısı Büyük Okyanus, doğusu ise Karayip Denizidir. Ayrıca Kosta Rika, ordusu bulunmayan az sayıda ülkelerden biridir. Guatemala Cumhuriyeti veya kısaca Guatemala ise Orta Amerika'da Kıstas bölgesinde bir ülkedir. Kuzeyde Meksika, doğuda Belize ve Honduras, güneyde ise, El Salvador'la komşudur. Ayrıca doğuda Karayib Denizine, batıda Büyük Okyanus'a kıyısı vardır. Başkenti Guatemala'dır.

1885 – ABD’de Barnum sirkinin Afrika kökenli ünlü fili Jumbo, tren kazasında öldü. Fillerin Kralı olarak da adlandırılan Jumbo, tüm zamanların en ünlü filidir. 1861 de Etiyopya'dan önce Paris'e, sonra Londra'ya daha sonrada ABD'ye gelir. Gittiği her yerde topluluğun dikkatini çekmiştir. 1885'de bir lokomotif çarpışması sonucu ölmüştür. İsmi, tüm Dünya'da "büyük" kavramı ile özdeşleşmiş, bu anlamda varlığını günümüze kadar sürdürmüştür. Her canlıyı ve eşyayı bir sömürü aracı olarak gören kapitalist batı dünyasında sirklere çıkarılıp meşhurlaştırılan bir filden milyon dolarlar kazanılmıştı.

1910 - Osmanlı Sosyalist Fırkası kuruldu. Osmanlı Sosyalist Fırkası, II. Meşrutiyet döneminde İstanbul'da kurulan siyasal parti. Türkler tarafından kurulan ilk sosyalist partidir. Osmanlı’da sosyalist muhalefete dahi müsade edilmesine rağmen yönetim, diktatörlük sıfatıyla tanımlanmış; öte yandan Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde tüm ideolojik fikirlerden arındırılmış bir muhalefete dahi izin verilmezken korku ve baskılardan dolayı buna diktatörlük denilememiştir.

1916 - Savaşta ilk tank, İngiliz birlikleri tarafından, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Fransa'nın Somme yöresinde kullanıldı.

1917 Rusya cumhuriyet oldu. Başbakan Aleksandr Kerenskiy, Rusya'da cumhuriyet ilan etti.

1918 - Nuri Paşa ve Mürsel Bakü komutasındaki Osmanlı, Azeri, ve Dağıstan birliklerinden oluşan Kafkas İslam Ordusu, Bakü Muharebesi (1918) sonucunda Bakü'yu Rus ve Ermeni işgalinden kurtararak şehirde Osmanlı bayrağını dalgalandırdı. Bakü Muharebesi, 1918 yılında Azeri ve Dağıstanlı gönüllülerle takviye edilen ve Kafkas İslam Ordusu adı verilen Osmanlı Ordusu'nun Bakü Sovyeti, Britanya İmparatorluğu (Birleşik Krallık, Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada), Merkezi Hazar Diktatörlüğü ve Beyaz Ordu karşısında Bakü'yü almak için giriştiği muharebe. Osmanlı Ordusu'nun esas harekât istikameti Nahcivan üzerinden Güney Azerbaycan topraklarına girmek idi.Burdaki amaç İngilizlerin Tebriz'e girişini engellemek olmuştur.Bu görevin üstesinden başarıya gelen Irak cephesinde bulunan 6.Ordu'ya bağlı Ali İhsan Sabis Paşa komutasındaki 4.kolordu birlikleri kuzeye ilerleyerek 8 haziran 1918'de Tebriz'i ele geçirmiştir. Daha sonra Ermeni kontrolündeki Hoy üzerine ve oradan da Karabağ'a yürüyerek bir nevi Kuzey Azerbaycan'la Güney Azerbaycan'ı birleştirmişlerdi. Bu dönemde Azerbaycan halkı Osmanlı ordusundan büyük beklenti içerisinde olmuştur. Savaşın bitimini Enver Paşa:
"Allah'ın yardımı ile Bakü şehri 30 saatlik şiddetli muharebeden sonra, 15 eylül 1334'te(1918) saat 9 sularında zabt edilmiştir." sözleri ile galibiyeti ifade etmiştir.
Bakü'nün kurtarılmasından sonra, 1918 yılı Ekim ayı başında da bir Osmanlı müfrezesi Dağıstan'a girerek orada kurulmuş bulunan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'ne askeri destek verdi.

1923 - Lozan Antlaşması uyarınca Edirne'ye bağlı Karaağaç istasyonu Yunanlılardan teslim alındı.

1929- Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğinin ilk sergisi Ankara'da açıldı. Yeni rejim, batılılaştırma eylemlerini sıklaştırıyor ve her geçen gün yok edilen İslam Medeniyeti kurumlarının yerine batı kültürüne ait yeni kurumlar konuluyor. Müslüman Halk her geçen gün kendi tarihinden ve özünden biraz daha koparılıyor.

1944 - 2. Dünya savaşı sırasında, Britanya savaşının en önemli gününde Kraliyet Hava Kuvvetleri 185 Alman uçağını düşürdüler.

1955 - Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki kararname yürürlüğe girdi. Eğer kararnamelerle paranın kıymeti korunup ekonomik sorunlar giderilebilseydi, dünya üzerinde fakir hiçbir topluluk ve devlet kalmayacaktı.

1961: 27 Mayıs darbesiyle işbaşına geçen Cunta, eski hükümeti yargıladığı Yassıada mahkemesinde kararlar açıklandı. 15 Sanık ölüm cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklar çeşitli cezalara çarptırıldılar. 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası kurulan Yassıada Yüksek Adalet Divanı kararları açıklandı: Aralarında eski cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve iki bakanın bulunduğu 15 idam, 31 ömür boyu hapis, 408 kişiye çeşitli hapis cezaları, 133 beraat.

1963 - Ahmed Bin Bella, Cezayir'in bağımsızlığına kavuşmasından sonra ilk devlet başkanı oldu.

1975 - Beyrut'ta Hıristiyan ve Müslümanlar arasında iç savaş başladı. Lübnan’da Batılı devletlerin desteklediği ve iktidara getirdiği Hıristiyanlar, gün geçtikçe Müslümanlar üzerindeki baskılarını artırıp İsrail yanlısı bir politika izlemeye başlamıştı.

1980: 12 Eylül Cuntası, tüm sendikaların, bankalarda bulunan paralarını bloke etti, grev ve lokavtlar kaldırdı; işçiler işbaşı yaptı, belediye başkanları görevlerinden alınmaya başladı, yerlerine çoğunlukla subaylar atandı, haklarında tutuklama kararı çıkarılan sendika yöneticileri ile işyeri temsilcileri teslim olmaya başladı.


1982 - İsrail, Beyrut'u işgal etti.  Camp David Anlaşması’ndan sonra Siyonistler Lübnan’a yöneldi. 6 Haziran 1982’de Lübnan’ı işgal eden İsrail ordusu yedi gün içinde Beyrut önlerine kadar geldi. İsrail terörü, Lübnan’ı işgalinin ardından 19.000 ölü ve 30.000 yaralı bıraktı.

1984: ABD ile Türkiye ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Hükümet, soğukkanlı davranma kararı aldı. ABD ile gerilen Türkiye, herzaman soğukkanlı davranma kararı almak zorunda kalan taraf olmuş, ABD’nin hertürlü pervasızlığı görmezden gelinmiştir. Bu durum Manda ile yönetilen ve sömürge olan ülkelerin karakteristik özelliğidir.

1998 Türk Hava Yolları'nın Ankara-İstanbul seferini yapan Air Bus uçağı, 78 yolcu ve 8 mürettebatıyla Trabzon’a kaçırıldı. Hava korsanı İhsan Akyüz, uçağı kaçırma nedenini, 'başörtüsünün yasaklanmasını protesto etmek' olarak açıkladı.

2000: Batman’da intihar olaylarının yaygınlaşması üzerine, valilik ve müftülüğün ortak çalışmasıyla 10 bin kitap bastırıldı, müftülük bünyesinde ''Alo Bunalım Hattı'' kuruldu. İntiharları önlemek amacıyla, müftülüğe ilk kez bir kadın personel alındı. Özellikle 28 Şubat darbesinden sonra manen ve ahlaken yozlaştırılmaya çalışılan toplum, bunalıma sürüklenmiş; dindar kürd kadınları, isminin başında bulunan ‘çağdaş’ patentli, kemalist organizasyonlar tarafından tuzağa düşürülmeye çalışılmıştı. Tüm bu yozlaştırmalara ve dejenerasyona çanak tutan dönemin asker kontrolündeki hükümeti, zora girince müftülükten ve fetvalardan medet umar hale gelmişti.

2003: İlköğretim okulu ve liselerde yeni öğretim yılı başladı. Yeni öğretim yılında ilköğretim okullarında ilk kez ücretsiz ders kitabı dağıtımı yapıldı.

2004: BM Genel Sekreteri Kofi Annan ilk kez Irak'taki savaşı ”gayri meşru” olarak niteledi. Bu nitelemenin politik bir karşılığı ve yaptırımı bulunmamakta ABD’nin işgalini durdurmamaktaydı. Bu açıklamalar daha ziyade kamuoyunu rahatlatmaya ve oyalamaya dönük adımlar olarak nitelendirildi.

2005: Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Cumhurbaşkanı Sezer'in Papa XVI. Benediktus'u 2006 yılında resmi ziyarette bulunması için Türkiye'ye davet ettiğini bildirdi.

2006 - İtalyan gazeteci ve yazar Oriana Fallaci, kanser nedeniyle öldü. Oriana Fallaci, İslam karşıtlığıyla bilinen İtalyan feminist kadın yazar, gazeteci ve politik gözlemci. İslama düşmanlığıyla bilinen Fallaci aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa birliğine üyeliğine karşı radikal bir şekilde tavır aldı. Bir Ateist ve Katolik Kilisesi'ne karşı olmasına karşın Fallaci hem Türkiye konusunda hem de Avrupa ile entegrasyonunu ‘kabus’ olarak nitelendirdiği Müslümanlarla ilgili olarak Papa 16. Benedict ile gizlice bir görüşme ayarlamayı başardı.
Bush'un İslam barış dinidir demesi üzerine Bush'u eleştirdi.
Ayrıca doğduğu kent olan Floransa’da inşası planlanan cami için Oriana Fallaci:
"Leonardo Da Vincilerin, Raffaelloların, Giottoların sanat kenti Floransa'ya cami dikilirse kendi ellerimle havaya uçururum" diyerek hayatının son dönemlerini özellikle Avrupa'daki en büyük tehlike olarak gördüğü İslam dinine karşı söylemlerde bulunarak geçirdi. Öte yandan Fallaci gibi faşist, hıristiyancı ve batıcı kişiler halen dünya kamuoyuna ve Müslümanlara özgürlükçü ve demokrat kurtarıcılar olarak tanıtılmaya devam edilmekteydiler.