Tarihte bugün - 3 Eylül - Memluklar, Moğolları

Tarihte bugün - 3 Eylül - Memluklar, Moğolları

TARİHTE BUGÜN / 3 EYLÜL

1260 - Memluklar, Moğolları Filistin'de Ayn Calut Savaşında yendi. Ayn Calut Muharebesi, Memlük ordusu ile İlhanlılar arasında, Filistin'de, Ayn Calut denilen mevkide yapılan muharebedir.
Savaştan hemen önce Mısır'da Sultan ilan edilen Seyfeddin Kutuz kumandasındaki 20.000 kişilik bir orduyla, Hulagu'nun en seçkin kumandanlarından Ketboğa kumandasında bir Moğol ordusunu Filistin'de karşıladı. İki ordu 3 Ekim 1260 tarihinde, Ayn Calut denilen mevkide karşılaştı. Kutuz bu muharebede Moğollar'ı yendi.
Moğollar bu savaştan sonra Mısır'a asla giremedikleri gibi, bu yenilgi tarihin dönüm noktalarından biri ve Moğollar'ın sonunun başlangıcı olmuştur. Moğolların batıya doğru ilerleyişi durdu. Anadolu'daki Moğol boyları hızla İslamiyet'e tabi oldu.

1638 - Osmanlı Ordu’su Bağdat Seferi için Veziriazam Tayyar Mehmed Paşa kumandasında Diyarbakır’dan hareket etti.

1783 - İngiltere, Paris'de imzalanan anlaşmayla ABD'nin bağımsızlığını tanıdı.

1855 - Nebraska'da 700 ABD askeri Sioux köyüne saldırdı; 100 kızılderiliyi öldürdü. Siular, Kuzey Amerika'da önceleri Superior Gölü çevresinde yaşayan, Kızılderili kabilesi. Avrupalı sömürgecilerle yaptıkları savaşlar sonucunda yenildiler ve Minnesota ile Dakota'ya sürüldüler. 19. yüzyıl ortalarında toplama kamplarına yerleştirildiler. 1876 yılında ayaklanarak bağımsızlık ve özgürlük savaşını yeniden başlattılar. Liderleri Oturan Boğa öldürüldü. 1890 yılında da ABD güçlerinin düzenlediği büyük bir katliamla direnişleri kırıldı.

1878 –İngiltere’de,  Thames Nehri'nde bir başka gemiyle çarpışan yolcu gemisi battı; 640 kişi öldü.

1939 - II. Dünya Savaşı başladı: Fransa, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda, ve Avustralya, Almanya'ya savaş ilan etti. Almanya'nın Polonya'yı işgalinden iki gün sonra, İngiltere ve Fransa, Almanya'ya savaş ilan etti.

1943 - II. Dünya Savaşı sırasında müttefiklerin istilası üzerine İtalya, koşulsuz teslim oldu. Böylece faşist ittifak Mihver Devletleri önemli bir müttefikini kaybederek ağır bir mağlubiyete doğru adım adım gitmekteydi.

1944 – II. Dünya Savaşı: Belçika'ya giren İngiliz ordusu başkent Brüksel'i Almanlardan geri aldı.

1950—Gerçek anlamda ilk kez yapılan çok partili Belediye seçimlerinde 600'ü aşkın Cumhuriyet Halk Partili belediyeden 560'ı Demokrat Partiye geçti. Türkiye halkı yıllardır tek başına hesap vermeden baskılarla iktidarda olan CHP’ye ders vermiş oluyordu.

1961: 27 Mayıs darbesinin ardından Devlet Başkanlığına getirtilen Cemal Gürsel'in Başkanlığında toplanan parti başkanları, yapılacak Milletvekili seçimlerinde, 27 Mayıs'ı zedelememek, 'Eminsular' konusunu deşmemek, DP'yi methetmemek konusunda bir antlaşma imzaladılar. Cunta rejimi seçim için partilere şartlı demokrasi emrediyordu. Bu demokraside özgür partiler, cunta gibi olmalı, cunta gibi düşünüp cuntanın yaptıklarını yapmalıydılar. Darbenin ardından, Genelkurmay Başkanı dâhil çok kısa sürede 7 bin 200 asker emekliye sevk edilmiş ve bu olay, tarihe EMİNSULAR (Emekli İnkılap Subayları) Olayı olarak geçmiştir. Bu sayı ordudaki generallerin yüzde 90'ı, albayların yüzde 75'i, yarbayların yüzde 50'si, binbaşıların yüzde 30'una tekabül ediyordu. Yani, Silahlı Kuvvetler'in dörtte üçünü teşkil etmesi gereken muharip subay mevcudu yüzde 50'den fazla azaltılmış ve TSK'nın savaş gücü düşürülmüştü.


1962 - İran'da deprem: İran’ın Buyin Zehra bölgesinde 7.1 şiddetindeki depremde 12.225 kişi öldü; 2776 kişi de yaralanırken, 21.310 ev hasar gördü. İran dünyada sismik olarak çok aktif ülkelerden biridir, pek büyük fay hattı boydan boya geçer ki bu ülkenin en az %90ını kapsar. Bu yüzden, İran'da sıklıkla yıkıcı depremler yaşanır. İran platosu, aktiv katlanma, kırılma ve volkanik püskürmeleri içeren çok tipteki tektonik aktivitelere konudur. İran pek çok fay hattına sahiptir ki bu da özellikle ülkenin başşehrinde yaşamayı tehlikeli yapar. Bu ayrıca onun uzun tarihinde feleket getiren deprem aktiviteleri ile bilinir. Bu depremler yalnız binlerce kişiyi öldürmedi aynı zamanda tabii kaynakların da israfına yol açtı.[3] 1900 dan beri İran depremleri nedeniyle en az 126.000 kişi öldü.[3]


1971 - Katar bağımsızlığını ilan etti. Katar ya da resmî adıyla Katar Emirliği, Arap Yarımadası'nın doğusunda bulunan Basra Körfezi'ne uzanan ülke. Kuzeybatıda Bahreyn, batı ve güneyde Suudi Arabistan ve doğuda Birleşik Arap Emirlikleri'yle çevrilidir. Tek sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi ile çevrilidir.
Katar, uzun yıllar bölge aşiret beylerinin emri altında yönetilmiştir.
Bölge genellikle göçebe kabilelerin yaşadığı yer olduğu için idaresinde de sık sık değişmeler meydana gelmiştir. 19. yüzyılda bölgenin idaresi bu günkü emirin büyük dedesi olan Muhammed al Sani'ye geçmiştir.
Ülkede fiilî Osmanlı egemenliği ilk olarak 1852'de, daha sonra ve kesin olarak 1871'de Muhammed al Sani'nin daveti üzerine başlamıştır. Katar'ın bugünkü başkenti Doha ( Kal'atü't-Türk adı verilen kale) ve yine bugün ABD üssünün bulunduğu El-Obeid'e yerleşen Osmanlı birlikleri 1913'e kadar kaldılar. Katar da Basra Vilayeti'nin Lahsa sancağına bağlı bir kaza  oldu. El-Sani ailesi de Osmanlı kaymakamları olarak görev yapmaya başlamışlardı. Osmanlı Devleti Katar üzerindeki haklarından 29 Temmuz 1913'te vazgeçti. Son Türk askeri Katar'dan Ağustos 1915'te çekildi. I. Dünya Savaşı'nın çıkmasının akabinde 3 Kasım 1916'da Katar İngiliz işgaline girdi. Şu anda büyük oranda ABD ve İngiltere’nin hegemonyası altında olan Katar, bireysel özgürlükler açısından komşuları Arap devletlerinden daha iyi bir konumda.

1974: Başbakan Ecevit: "Koalisyon ortağı MSP ile aramızda hükümet etme ve siyaset anlayışı bakımından uzlaştırılması, bağdaştırılması oldukça güç ayrılıklar bulunduğu kanısına her gün biraz daha üzülerek varıyorum." dedi.

1980: İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, müstehcen pozlar veren Bülent Ersoy hakkında tutuklama kararı verdi.

1984—Filipinler'de meydana gelen tayfunda 1000 kişi öldü.

1988 - Irak ordusundan kaçan binlerce Iraklı Kürd Türkiye sınırlarına yığılmaya devam ediyor. Sığınmacı sayısı 100 bini geçti.

1989: Olağanüstü Hal Bölge Valiliği, 'kamu düzenine aykırı davranışta bulundukları' gerekçesiyle, Siirt SHP eski İl Başkanı Zübeyr Aydar ile Siirt SHP yönetim kurulu üyesi Mehmet Ali Sevilgen'in, 48 saat içinde, olağanüstü hal uygulanan 8 İl ile Bitlis, Muş ve Adıyaman İllerinin dışına çıkmalarını istedi.

1998: CHP İçel Milletvekili Fikri Sağlar, Başbakan Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği yazılı soru önergesinde; Yavuz Ataç (MİT görevlisi, Çin Büyükelçiliği’nde görevli), Mehmet Eymür (MİT eski Daire Başkanı) ve Alaatin Çakıcı’nın bir CIA görevlisiyle bağlantı içinde oldukları iddiasında bulundu.

2000 - Lübnan'da yapılan seçimi muhalefetin adayı eski Başbakan Refik el-Hariri kazandı. 22 yıldır Siyonist İsrail'in işgali altında yaşayan Güney Lübnan halkı 30 yıldır ilk kez sandık başına gitti.

2002 -Siyonist İsrail Terör Devleti Yüksek Mahkemesi, Filistinli esirlerin yakınlarının, güvenlik için tehdit olduklarına karar verilmesi durumunda, Batı Şeria ve Gazze Şeridi`nden sürülebileceklerine karar verdi.

2003: Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel okullarda yoksul öğrencilerin ücretsiz okutulması amacıyla 7 Eylül'de yapacağı sınavın yürütmesini durdu. Yoksul halkın yararına yapılan bu uygulama sırf iktidarı yıpratmak amacıyla Danıştay tarafından durduruldu. Atılacak olan benzeri adımlar da benzer amaçlarla durdurulmaya devam edecekti.

2004: Kuzey Osetya'daki Beslan kentinde bir okulda yüzlerce öğrenci ve öğretmen rehin alındı. Beslan'daki Rehine Krizi (aynı zamanda Beslan okul kuşatması ve Beslan katliamı olarak da anılır) üç gün sürmüş ve 1,100 rehine alınmış, bunların 300 'den fazlası orantısız ve duyarsız bir şekilde müdahale eden Rus güçleri tarafından katledilmiştir. Rehineleri alan grup, Çeçen savaş kumandanı Şamil Basayev tarafından İkinci Çeçen Savaşını sonlandırmak istediğini duyurmak için eylemi gerçekleştirdiğini bildirmiştir. Eylemin üçüncü gününde; Rus güvenlik güçleri tanklar, yüksek tahrikli basınç bombaları ve diğer ağır silahları kullanarak binaya girmişlerdir. Patlamaların ardından, etrafı çevrilen binada Rus güvenlikleri ve eylemciler arasında silahlı çatışma meydana gelmiştir.Hiç bir sivil Çeçenlerin silahlarından çıkan kurşunlara hedef olmamıştır. Ruslar kendi halkına ateş açmıştır. Ordan kurtulan herkes bunu teyid etmiştir. Ama Rus Hükümeti tarafından susturulmuştur. Çatışmaların sonunda, aralarında 186 çocuğun bulunduğu, en az 334 rehinenin öldürüldüğü, yüzlerce rehinenin yaralandığı ve birçok insanın kaybolduğu bildirilmiştir. Olaya tanıklık edenlerin bir çoğu müslüman olmuş, bir çoğu da Çeçenlerle birlikte dağıstana geçip direnişe destek vermişlerdir. Katliam Rusya 'da güvenlik krizine ve siyasi tepkilere sebep olmuştur. Bugün itibariyle kaç militanın bu eyleme katıldığı, hazırlıkların nasıl yapıldığı ve kaç eylemcinin kaçtığı hakkında bir çok tartışma vardır. Medyadaki yanlış bilgilendirme ve sansürler, Beslan 'daki gazetecilerin tutuklanması, eylemcilerle olan müzakerelerin içeriği, akan kanların sorumluluğu ve hükümetin orantısız güç kullanması konularıyla ilgili hükümetin krizdeki yönetimi hakkında gensorusu verilmiştir.

2006— İstanbul Fatih'te İsmailağa Camisi'nin emekli imamı Bayram Ali Öztürk bıçaklanarak şehid edildi. Öztürk'ü bıçaklayan Mustafa Erdal camide bulunanlar tarafından linç edildi. 6 dil bilen ve 20.000 civarında kitaba sahip olan, 3 ciltlik Mektubat-ı Rabbani adlı eseri ezbere bilen, lakabı yürüyen kütübhane olan Bayram Ali Öztürk Hoca, Müslümanlar arasında sevilen bir alimdi.

2007 İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Ali Hamaney, "Ülkemiz, nükleer programımıza baskı koyan Batılıların sarhoşça ve küstah oyunlarına boyun eğmeyecek" dedi.